Cana yakan msn nickleri , can yakan msn sözleri
bnm ez!yeT!m k€nd!m€..orTaq oLmaq isTemiosan...bb
Séndén Adam OLmas Ama Sénsis Dé OLmas..[ÜnLém]
Ték Dérdim YaLnısLıkty. SéF Dién AkLımın Taa a* xD
KimiLeRi VaRdıR aŞkın En Yücesine LayıktR kimiLeRi vaRdıR a$kn En Yücesini VeRsende A$$aLıktıR...
ßn aSiym Kmséyé byN éymm hRçNm Kmséyi diNLémém ßn ßym séwéRsN ßNi ßöLé séw SwmésNdé Swmé sNki sNLé doqDm ....
]†[Üser!mdeq! LaneT! Sew!oOrum]†[
Can yakan
msn nickleri , can yakan msn sözleri
Iyılıqe Dair Herşei Sattım Şeyta'na ††
Yaşıyorm LayLayLom .. Hayat Gelsin vay vay hom.. xD
m0deRn ZamanLarda a$k düttürüdürü müdür? x)
† έmo qirL's | aNti PoP | †
†kanatSz SheyTan xD
SiLdim Hayatımdaki malları .. | ÖnümüzDeki Kolilere Bakıcaz '^ |
nfret oYunnda ßir perde dha :/
• † Drakula'nın Daveti † ..
qripte yasmayan top oLsn diinncee yasmak zrnDa KaLdmmm xS
>>>> ŞuRaMa SaNCı SaPLaYaN Bu RuH HaLi aSıRı DoZ MeLaNKoLi!!!
LauBaLi xD
AşK BaSİtTİr OlUrSa NASİpTR OlMaSsA ....hassddiR xD
hiç bir operatör beni bağlayamaz ki, sensiz hayata...
[ aRKamdaN koRkup kaçTı demesiNLeR diYe yaşıoRum !... ]
İmam-ı Azam`ın sözleri
1. Haramdan sakınmak ve emirleri yerine getirmekten ibaret olan takvâyı
sermaye yap. Zahiri duygularını haramdan sakındırdığın gibi, kalbini de
harama sirayet edebilecek düşünce ve vesveselerden, bozuk niyetlerden
temizle. Kemâl-i zillet ve tevâzûdan ibaret ubûdiyetle Cenâb-ı Feyyâd-ı
Mutlak’ın emirlerini yerine getir.
2. Cehaleti terk et. Ölünceye kadar fıkıh ilmi öğren. Çünkü, fıkıh
ilmini bilene hadîs-i şerîfte müjde vardır: “Allah Teâlâ kime hayır
murad ederse, onu dinde fakih kılar.” Yani, helal haram ilmini güzelce
anlar ve ona göre amel eder.
3. Dinde veya dünyada kendisine muhtaç olduğun kimseden başkasıyla
arkadaşlık yapma. Muhtaç olduğun kimseye karşı da basîret üzere davran.
4. Nefsinden intikam al. Nefsin için kimseden intikam alma. Yani,
başkaları hakkında insafla davran. Kimsenin hakkına tecavüz etme, amma
kendi hakkından feragat et; bu, benim ahlakımdır.
5. Allah Teâlânın sana vermiş olduğu mal, rızık ve makamla kanaat et;
pek hırslı olma. İnsanoğlu mal, rızık ve makamından dolayı zulmeder.
Sen ise bu nimetlerle zulmü ortadan kaldırmaya çalış.
6. Kendini insanlardan ihtiyaçsız bırakmak ve çoluk çocuğunun
nafakasını elde etmek için çalış. Doğru ve güzel alış veriş yap.
Malının ayıbını gizlemek suretiyle milleti aldatma.
7. Gücün yettiği kadar, halktan bahsetmek suretiyle onları aleyhine
döndürme. Ya zikirle sus, yahut da konuşurken malayani şeylere girme.
Her fuzuli işten kendini dizginle.
8. Yolda karşılaştığın her müslümana selam ver. Hayır ehlini sev; şer ehlini de idare et.
9. Peygamber aleyhisselâma çok salavat getir. Çünkü bu, O’nun şefaatinin peşin ücretidir.
10. Seyyid-il istiğfâr’ı her namazdan sonra bir, üç veya beş kere oku.
Ölüm anında, mutlaka tevbe ile gitmeye vesîledir. (İmam ayrıca bu
istiğfarın gündüzde okununca gecenin günahını, gecede okununca gündüzün
günahını af ettirdiğini ve ölümden sonra Cennet’e girmeye vesîle
olduğunu beyan etmiştir.)
10.İmam-ı Azam Sözleri,İletileri,Nickleri
11. Hesapsız olarak kalbî zikir yap. Çünkü, kalbî zikir rûhun hayatıdır.
12. Her gün Kur’ân’dan oku. Sevabını Peygamber’e, anana, babana,
üstadına ve diğer mü’minlere bağışla. Buna özen göster ve ihmal etme.
13. İnsanlarda fitne ve fesat çoğalmıştır.Düşmandan ziyade, samimî
arkadaşlarından sakın. Dostum bana düşman olabilir diye hazırlıklı ol.
Çünkü, düşmanların sana günahı işletemezler, günahı irtikâb yolunu
gösteremezler; amma, samimî arkadaşın sana kolaylıkla günah
işletebilir. Daha sonra bu günah düşmanlığınıza yol açar. Şayet dostun,
düşmanın olursa, seni halkın gözünden düşürür.
14. Sırrını gizle. Mezhebini ve meşrebini kimseye söyleme.
15. Komşularının eziyetlerine sabret ve kendini onlardan koru. Ancak,
iyiliğin onlardan ayrılmasın. Allah Teâlâ iyilik yapanları sever.
16. Ehl-i Sünnet vel Cemaat’in mezhebini tut; ehl-i bid’atın
mezheblerinden sakın; hatta, kitaplarını dahi okuma. Kelamcıların
sözleri aklı bozar; bid’at ehlinin sözleri ise kalbi bozar.
17. Halis itikad ve niyetten başka, kalbinden her şeyi çıkar. Bozuk
niyetleri terk et. Zira, bütün kötülükler bozuk niyetlerdendir. Allah
Teâlâ kişinin doğru niyetine bile sevap verir.
18. Gücün yettiğince helalden ye. Çünkü, helal lokma, salih amel
yaptırır. Ondan husul bulan nutfeden de salih evlat çıkar. Haram
lokmadan ise bozuk amel ve âsî evlat çıkar.
19. Beşyüz bin hadîsten seçtiğim şu beş hadîsi kendine sermaye yap:
“Her amel niyetlerle beraberdir.” Yani, amel neyse, niyet de odur.
Amelin sevabı, niyete göre verilir. Niyet ne kadar ihlaslı ise, amel de
o kadar doğru olur.
“Kişinin malâyânîyi terk etmesi, islâmının güzelliğindendir.” İnsan ne kadar müslüman olursa, o ölçüde malâyânîyi terk eder.
“Sizden biriniz nefsi için sevdiğini, başkası için de sevmedikçe
(gerçek) mü’min olamaz.” Yani, namus haricinde bütün menfaatlerin
mü’min kardeşinde de olmasını istemek lazımdır.
“Şüphesiz, helal bellidir. Haram da bellidir. Lakin, aralarında
şüpheliler vardır. Kim bu şüphelilerden sakınırsa, dinini ve şerefini
korumuştur.”
“Müslüman odur ki, diğer müslümanlar onun elinden ve dilinden selâmete
kavuşmuşlardır.” Yani, eliyle ve diliyle müslüman haklarına tecavüz
etmeyen ve onlara zarar vermeyen kimse kâmil bir mü’mindir.
20. Havf ve recâ arasında amel et. Yani, sıhhatte iken korku ile ümit
arasında; vefat zamanında da “Şüphesiz, Rabbim beni affeder” diye Allah
Teâlâ hakkında hüsn-ü zan et ve hüsn-ü zan (ümid) üzere ölmeye çalış.
24 Haziran 2008
07:58 |
Şukuf |
0 fav |
0 yorum
| etiket:
alevi nick
,
alevi nickciniz
,
alevi nickleri
,
alevilik nickleri
,
ali'nin
,
dini nickler
,
dini özlü sözler
,
hz
,
hz ali nickleri
,
hz. ali'nin sözleri
,
sözleri Hz. Ali'nin sözleri
Adâlet, halkın dirliği ve düzeni, idârecilerin süsü ve güzelliğidir.
Adâlet; îmânın başıdır, ihsânın birleştiği noktadır ve îmânın en yüksek mertebesidir.
Affetmek fazîlettir. Kararlı olmak metâ'dır, sahip olunan maldır.
Kararsız olmak ise zâyi olmaktır. Doğruluk emânet, yalancılık
hıyânettir. İnsâf rahatlık, şer küstahlıktır. Emânete hıyânet etmemek,
îmândandır, güler yüzlülük ihsândandır. Doğruluk kurtarır, yalan
felâkete sürükler. Kanâat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan
zenginlik azdırır. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Lezzet oyalar,
nefsin arzuları alçaltır. Hased yıpratır, nefret çökertir.
Ahmaklık, dermânı bulunmayan bir dert, şifâsı olmayan bir hastalıktır.
Ahmaklık; herşeyi fuzûliymiş gibi hiçe saymak ve câhil insanlarla arkadaşlık kurmaktır.
Akıl ve ilim, birbirinden ayrılmayan ve zıt olmayan iki kardeş gibidir.
Akıl, mü'minin dostu; ilim, vezîri, sabır, askerlerinin komutanı ve amel ise silâhıdır.
Akıllı kimse, günâhlarını tövbe ile örtendir. Cömert, kötülük yapana iyilikle karşılık verendir.
Akıllı kimse, ibâdetle, nefsin arzusuna karşı gelendir. Câhil kimse, günâh işleyerek nefsin arzusuna uyandır.
Akıllı kimse; dilini kötü söz ve gıybetten koruyan, mü'min; kalbini şek ve şüpheden temizleyendir.
Akıllı, iyiliklerini canlandıran, kötülüklerini öldürendir.
Akıllı, sustuğu vakit tefekkür, konuştuğu vakit zikir eder, baktığı vakit de ibret alır.
Akıllı; alçak dünyadan el çeken, Cennet-i a'lâya göz dikendir.
Akıllı; şehvetten uzaklaşan, âhıreti dünya ile değişmeyendir. Akıllı,
yalnız ihtiyâcı kadar ve delille konuşur, sâdece âhıretinin ıslâhı için
çalışır. Akıllı, günâhlardan sakınır, ayıplardan uzak durur. Cömertlik
günâhları siler, kalblere sevgi eker.
Âlim, câhili hemen tanır, çünkü daha önce o da câhildi. Câhil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi.
Âlim; sözü, işine uygun olandır. Âlim ilme doymaz.
Allah için dost olan, kişiye doğru yolu gösteren, fesattan uzaklaştıran ve ibâdetlerinde yardımcı olandır.
Allah için kardeş olanların sevgisi, sebebi dâim olduğu için devam
eder. Dünya için kardeş olanların sevgisi, sebebi devam etmediği için,
kısa sürer, bir an gelir son bulur.
Allah için seven bir kardeş, en yakından daha yakın, anne ve babalardan daha merhametlidir.
Allah korkusundan dolayı göz yaşı dökmek, kalbi nûrlandırır. Tekrar günâh işlemekten insanı korur.
Allaha kavuşmak, kötü insanlardan uzak durmakla olur.
Allaha tâatle uğraşmak en kârlı iş, doğru konuşan dil ise, en güzelidir.
Allahın azâbından korkmak, müttekîlerin, takvâ sahiplerinin nişânıdır.
Allahü teâlâdan hayâ etmek, insanı Cehennem azâbından korur.
Amel eden câhil kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir. Bu yürüyüşü
ona, ihtiyâcından uzaklaşmaktan başka birşey kazandırmaz.
Ârifin, yüzü nûr ve tebessüm, kalbi korku ve hüzün doludur.
Başa kakan, nefret ateşini körükler.
Bir memlekette ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında kahrolur.
Câhil; dayakla uslanmaz, nasîhatlerden payını almaz.
Cimri, dünyada kendi nefsine cömert davranmaz, bütün malını mîrâsçılara vermeye râzı olur.
Cömertlik ve cesâret, şerefli maksatlar olup, Allahü teâlâ bunları sevdiği ve denediği kişilere ihsân eder.
Dînin esâsı, emâneti yerine vermek, sözünde durmaktır.
Doğruluk, İslâmın direği, îmânın desteğidir.
Dünya bir cifedir. Ondan bir şey isteyen, köpeklerle dalaşmaya hazırlıklı olmalı.
Dünya kâfirin Cenneti, ölüm korkulu rü'yâsı, Cehennem de varacağı son duraktır.
Dünya mü'minin hapishânesi, ölüm hediyesi, Cennet de varacağı yerdir.
Dünya; güzel, aldatıcı ve geçici bir serâb, çabuk yıkılan bir dayanaktır.
Eğer ilim, ümit ile olsaydı, dünyadaki bütün insanlar alim olurdu.
Fakîh öyle biridir ki, insanları Allahın rahmetinden ümitsizliğe düşürmez ve onları Allahın rahmetinden yüz çevirtmez.
Fazîlet, en iyi maldır. Cömertlik, en güzel mücevherdir. Akıl, en güzel zînettir. İlim, en şerefli meziyettir.
Fazîlet, gücü yettiğinde affetmektir.
Fazîlet; çok mal ve büyük işlerle değil, güzel kemâliyet ve hayırlı işlerle olur.
Gaddarlık, herkes için kötü bir şeydir. Şan, şeref sâhibi ve büyük zâtlar için daha çirkindir.
Gaflet, insana gurûr getirir, helâke yaklaştırır.
Gerçek dost, ayıbını görüp nasîhat eden, gıyâbında seni koruyan ve seni kendisine tercîh edendir.
Gerçek mü'minin sevgisi, kızması, birşeyi alması, yapması ve terki, hep Allah için olur.
Günâhlar birer dert olup, devâsı istigfârdır.
Harâmlardan çekinmek, akıllıların şânı, şereflilerin tabiatındandır.
Hased eden dâimâ hastadır, cimri insan, dâimâ fakîrdir.
Hased edenin sevgisi sözlerinde görülür. Kinini işlerinde gizler. Adı dost, fiili düşmancadır.
Hased, bir dert ve hastalık olup, hased eden veya olunan helâk olmadıkça çâresi bulunmaz.
Hasedcilerin en ehveni, hased ettiği kişinin elindeki ni'metlerin yok olmasını ister.
Hayâ ve cömertlik, ahlâkların en efdalidir.
Hikmet; akıllıların bahçesi, ermişlerin mesîresidir, gezinti yeridir.
İffet; nefsin koruyucusu ve kinlerden paklayıcıdır.
İhtiras, gâfillerin kalbinde şeytanların sultânıdır.
İhtiras, rızkı artırmaz.
İhtiraslı kimse, bütünüyle dünyaya mâlik olsa bile yine fakîrdir.
İlim, insanı Allahın emrettiği şeylere götürür, zühd ise o şeylere erişilmesini kolaylaştırır.
İlim, maldan daha hayırlıdır. İlim seni, sen de malı korursun.
İlim; güzel bir mîrâs, genel bir ni'mettir. İnsaf, ihtilâfı giderir, ülfeti getirir.
İlim; insanı akla götürür, kim ilim öğrenirse akıllanır. İlim; rûhu ihyâ eder, diriltir. Aklı aydınlatır, cehâleti öldürür.
Îmân ile amel, ikiz kardeş olup, birbirinden ayrılmazlar.
Îmân ve hayâ, birbirinden kopmayan bir bütündür.
Îmân ve ilim, ikiz kardeş ve birbirinden ayrılmayan arkadaş gibidir.
İnsan, sözü ile tartılır veya işi ile değerlendirilir. Seni zînet
yönünden ağır getirecek şeyi söyle ve kıymetini artıracak şeyi yap.
İslâmiyet, teslimiyettir. Teslimiyet, yakîndir. Yakîn, tasdîktir.
Tasdîk, ikrârdır. İkrâr, edâdır, yerine getirmektir. Edâ ise ameldir.
İstişâre, danışma sana rahatlık, başkasına yorgunluktur.
İyiliği tamamlamak, yeniden başlamaktan daha hayırlıdır.
İyilikle emretmek, insanların en fazîletli amelleridir.
Kalblerin gafletine, gözlerin uyanık olması fayda vermez.
Kâmil mü'min gizli şükür eder, belâya karşı sabır eder, ümîd hâlinde iken bile korkar.
Kâmil olan kimse, aklı, arzu ve isteklerine galip gelendir.
Kanâatkâr olmak, boyun eğme zilletinden daha hayırlıdır.
Kârlı olan, dünyayı âhıretle değiştirendir.
Kendi nefsinden râzı olan, aldanmıştır. Ona güvenen, mağrûr ve yolunu şaşırmıştır.
Kendisi amel etmeksizin Allah yoluna çağıran kişi, oksuz yaya benzer.
Korkaklık, ihtiras ve cimrilik, Allaha karşı kötü zannın bir araya getirdiği kötü arkadaşlardır.
Korku kaderi değiştirmez, yalnız sevâbın yok olmasına sebep olur.
Kötü insan, hiç kimseye iyi zan beslemez. Çünkü o, herkesi kendisi gibi görür.
Mal ve çocuklar, dünya hayâtının zînetidirler. Sâlih amel de, dünyadan âhırete götürülen mahsûldür.
Mal, harcandığı kadar sâhibine ikrâmda bulunur. Kişinin yaptığı cimrilik kadar ona ihânet eder.
Mal, sâhibini dünyada yükseltir, âhırette alçaltır.
Mü'min, baktığında ibret alır. Bir şey verilirse, şükür eder. Musîbet
ve belâya uğrayacak olursa, sabır eder. Konuşacak olursa, Allahü
teâlâyı hatırlatır.
Mü'min, dünyaya ibret gözü ile bakar. İhtiyâcı için karnını doyurur.
Dünyadan konuşulduğu vakit, nefret ve tenkid kulağı ile dinler.
Mürüvvet; insanın, kendisini lekeleyecek şeylerden kaçınması ve güzellik kazandıracak şeylere yaklaşmasıdır.
Olgunluk üç şeyde gereklidir: Musîbetlere sabır, isteklerde aşırıya kaçmamak ve istiyene vermektir.
Öfke, tutuşturulmuş bir ateş gibidir. Her kim ki öfkesine hâkim olursa,
onu söndürür ve her kim onu salıverirse, ilk yanan kendisi olur.
Sabır en güzel huy, ilim en şerefli süs eşyasıdır.
Sabır iki kısımdır: Sevmediğin şeye sabretmek ve sevdiğin şeye sabretmek.
Sabır iki kısımdır; belâya sabır iyi ve güzeldir. Bundan daha güzeli, harâmlara karşı sabırdır.
Sabır, en güzel îmân kisvesi ve insanların en şerefli ahlâkıdır.
Sabır, insanın başına gelene katlanması demektir. Onu kızdırana karşı da kendisine hâkim olmaktır.
Sevgi, kalblerin birbirine yakınlaşması ve rûhların ünsiyetidir.
Sıkıntıya düşmeden önce emniyet tedbirini alan kimse, ayağını sağlam yere basmış olur.
Sıkıntıya karşı sabır etmek, bolluk ânındaki âfiyetten daha efdaldir.
Söz ilâç gibidir. Azı faydalı, çoğu zararlıdır.
Sükût, sana vakar kazandırır ve seni özür dileme zahmetinden kurtarır.
Süse ve ziynete heves eden erkekler, vakıa erkektir; amma, mert değillerdir.
Şahsınıza kötülük eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize kötülük eden bir kimseyi, asla affetmeyiniz.
Şek ,şüphe, yakîni bozar, îmânı yok eder.
Takvâ, dîni ıslâh, nefsi muhâfaza eder ve mürüvveti süsler.
Tatlı dili olanların dostları her gün biraz daha artar.
Tûl-i emel, fazla yaşama arzusu, serâb gibidir, bunu gören su sanıp aldanır.
Yalancı, sözünde suçludur, isterse delîli kuvvetli ve ağzı lâf yapan biri olsun.
Yaptığı günâh bir işle öğünmek, o günâhı yapmaktan daha kötüdür.
Yumuşak başlı olanlar; en sabırlı, derhal affedici ve en güzel huylu olan kimselerdir.
Yumuşaklık, durulmayı çabuk sağlar ve zor olan şeyleri kolaylaştırır.
Yumuşaklık, öfke ateşini söndürür. Hiddet ise öfke ateşini körükler.
Zulüm; ayakların kaymasına, ni'metin yok olmasına, milletlerin helâkine sebep olur